Soma grubundan Erdal arkadaşın eline sağlık, sayfamıza göndermiş
olduğu fotoğraflarla turumuzu çok güzel anlatmış. Dilerim en kısa
zaman da çevre ilçelerden de gelecek arkadaşlarla yeni keşiflere
çıkarız. Bugüne kadar Bergama Krallığına sadece Kozak tarafından "su
kemerleriyle" su getirildiğini bilirdik. Oysa bu gezimizde Somalı
arkadaşlarımızın bize göstermiş olduğu "su kemerleri" ile o taraftan
da su getirilmiş, şaşırdım doğrusu. Ama bakımsızlığına da bir o
kadar üzüldüm. Sarıcalar köyü çevresinde yol kenarlarında "5-6
şahin" gördüm adeta bize eşlik ettiler. Bölcek-Göçbeyli arasında
sorumsuz bir sürücü adeta bana çarpıyordu. Trafik kuralı der ki "bir
aracı solluyorsan gece sellektörle gündüzde korna ile uyarmalısın"
hiç bir uyarı yapmadan son sürat geçerken son anda kurtardım
diyebilirim. Tabi ki burada bisiklet araçtan sayılmadığı için
böylesi durumları her zaman görmek durumunda kalacağız. O
nedenle "bisikletin bir ulaşım aracı olduğu gerçeğini" güçlü bir
şekilde duyurmamız gerekiyor.
Göçbeyli kahvaltımızda harikaydı gerçekten, Erdal bey getirdiğimiz
börekleri çok beğenmiş ama biz de onun annesinin yapmış olduğu turşu
zeytine, siyah ve çekişke zeytinlere bayıldık doğrusu. Elleri dert
görmesin... Benim bu güne kadar ki en uzun turumdu 50 km'lik
güzergah da pek rampa olmaması da işimizi kolaylaştırdı. Önümüzde ki
hafta Zeytindağ turu yapmayı planlıyoruz o biraz daha uzun olacak
galiba. Şimdiden iple çekiyorum diyebilirim.
Tüm bisiklet dostlarını "pedal sevgisiyle" selamlıyorum.