Ayakkabi üretimi yapan bir firma, okyanusun ortasindaki bir adaya, pazar arastirmasi yapmasi için, bir pazarlama elemanini gönderir. Eleman gider gitmez hemen bir fax çeker. Der ki: " Bu ülkede bütün halk çiplak ayakla dolasiyor. Kimse ayakkabi giymiyor. Bu yüzden burada ayakkabiya ihtiyaç yok." Aradan zaman geçer, firma baska bir pazarlamaci elemani gönderir. O da fax gönderir. Söyle yazar: " Burada bütün halk çiplak ayakla dolasiyor. Yani herkesin ayakkabiya ihtiyaci var. Bu yüzden çok ayakkabi satabiliriz. Ancak kimse de ayakkabi alacak para yok." Firma bir müddet sonra bu ülkeye üçüncü bir pazarlamaci gönderir. Bu pazarlamaci da gönderdigi faxta söyle yazar: "Burada çok ayakkabi ihtiyaci var. Ama halkin satin alma gücü yok. Ancak burada bol muz yetisiyor. Ben buradan muz gönderiyorum. Siz oradan ayakkabilari göndermeye baslayin."
Hollanda'da insandan çok bisiklet var. Her istasyonda çok katli bisiklet park yeri, her kösede bisiklet park alani mevcut. Bisiklet yolu derseniz; bir ag gibi ülkenin her yanini sarmis. Bu haberden kimi söyle bir sonuç çikariyor: "Adamlarda öyle yollar, öyle imkanlar var ki orda insan bisiklete binmeyip de ne yapacak. Ülkemizde yol mu var ki, bisiklete binelim?"
Bir baskasi ise bu haberden öncekinden tamamen farkli bir sonuç çikartiyor: "Bisiklet, trafik sorununun çözümünde en mantikli ve pratik araçtir. Bizim ülkemizde de bu araci kullanmakta hiç tereddüt etmememiz icap ediyor. Hollanda'nin seviyesine çikmak için, yarindan itibaren bende bisiklete binmeye baslamaliyim. Bisiklete binenlerin sayisi arttikça bisikletinde alt yapisi ona ayak uydurmak zorunda kalacaktir." Yetkililer, yollarda bisiklete binen fazla sayida insan görmedikleri için, bisiklet yollari ve bisiklet park yerleri yapma ihtiyaci duymuyorlar. Öte yandan vatandasimizda bisikletin alt yapisi olmadigindan, bisikleti güvenli bir araç olarak görmüyorlar ve bu yüzden bisiklete binmeyi tercih etmiyorlar. Binenler çogalsa hiçbir yönetici bu ihtiyaci görmemezlikten gelemez. Öte yandan da bisiklete binmek için güvenli ortam saglansa, bisiklete binenlerin çig gibi çogalacaktir. İste burada "yumurta mi, tavuktan tavuk mu yumurtadan olur?" hikayesi karsimiza çikiyor.
Avrupa ülkelerinde bisikletin ulasim araci olarak yayginlasmasi için her türlü olanak saglanmakta, bunun için vatandaslarin cebine para bile konulmaktadir. Ülkemiz daha mi zengin ki en ekonomik ulasim araci tesvik edilmemektedir. Diger yandan vatandaslarimiz refah seviyesi daha mi yüksek ki bisikletli ulasimi tercih etmezler. Yollarda sayica çogalmazlar ve yöneticileri alt yapiyi hazirlamaya zorlamazlar.
Ayakkabi üretimi yapan bir firma, okyanusun ortasindaki bir adaya, pazar arastirmasi yapmasi için, bir pazarlama elemanini gönderir. Eleman gider gitmez hemen bir fax çeker. Der ki: " Bu ülkede bütün halk çiplak ayakla dolasiyor. Kimse ayakkabi giymiyor. Bu yüzden burada ayakkabiya ihtiyaç yok." Aradan zaman geçer, firma baska bir pazarlamaci elemani gönderir. O da fax gönderir. Söyle yazar: " Burada bütün halk çiplak ayakla dolasiyor. Yani herkesin ayakkabiya ihtiyaci var. Bu yüzden çok ayakkabi satabiliriz. Ancak kimse de ayakkabi alacak para yok." Firma bir müddet sonra bu ülkeye üçüncü bir pazarlamaci gönderir. Bu pazarlamaci da gönderdigi faxta söyle yazar: "Burada çok ayakkabi ihtiyaci var. Ama halkin satin alma gücü yok. Ancak burada bol muz yetisiyor. Ben buradan muz gönderiyorum. Siz oradan ayakkabilari göndermeye baslayin."
Hollanda'da insandan çok bisiklet var. Her istasyonda çok katli bisiklet park yeri, her kösede bisiklet park alani mevcut. Bisiklet yolu derseniz; bir ag gibi ülkenin her yanini sarmis. Bu haberden kimi söyle bir sonuç çikariyor: "Adamlarda öyle yollar, öyle imkanlar var ki orda insan bisiklete binmeyip de ne yapacak. Ülkemizde yol mu var ki, bisiklete binelim?"
Bir baskasi ise bu haberden öncekinden tamamen farkli bir sonuç çikartiyor: "Bisiklet, trafik sorununun çözümünde en mantikli ve pratik araçtir. Bizim ülkemizde de bu araci kullanmakta hiç tereddüt etmememiz icap ediyor. Hollanda'nin seviyesine çikmak için, yarindan itibaren bende bisiklete binmeye baslamaliyim. Bisiklete binenlerin sayisi arttikça bisikletinde alt yapisi ona ayak uydurmak zorunda kalacaktir." Yetkililer, yollarda bisiklete binen fazla sayida insan görmedikleri için, bisiklet yollari ve bisiklet park yerleri yapma ihtiyaci duymuyorlar. Öte yandan vatandasimizda bisikletin alt yapisi olmadigindan, bisikleti güvenli bir araç olarak görmüyorlar ve bu yüzden bisiklete binmeyi tercih etmiyorlar. Binenler çogalsa hiçbir yönetici bu ihtiyaci görmemezlikten gelemez. Öte yandan da bisiklete binmek için güvenli ortam saglansa, bisiklete binenlerin çig gibi çogalacaktir. İste burada "yumurta mi, tavuktan tavuk mu yumurtadan olur?" hikayesi karsimiza çikiyor.
Avrupa ülkelerinde bisikletin ulasim araci olarak yayginlasmasi için her türlü olanak saglanmakta, bunun için vatandaslarin cebine para bile konulmaktadir. Ülkemiz daha mi zengin ki en ekonomik ulasim araci tesvik edilmemektedir. Diger yandan vatandaslarimiz refah seviyesi daha mi yüksek ki bisikletli ulasimi tercih etmezler. Yollarda sayica çogalmazlar ve yöneticileri alt yapiyi hazirlamaya zorlamazlar.
Bayatli kooperatifinden Bergama merkeze dogru gelirken atil duran bisiklet yolunu görünce, durdum ve fotografini çektim. Bisiklet kullanmak için çok müsait ve çok güvenli olan bu yolun fotografi asagida görülmektedir. Üstelik bu yolun kullanilabilir hale gelmesi için fazla masraf yapmak ta gerekmiyor. Bu yolun bisikletliler için kullanilabilmesi için neyi bekliyoruz acaba? Yetkililer bu yolu neden tamamlamiyorlar? Diger yandan Bayatli Kooperatifinde oturanlar neden bu yolu kullanmak için talepte bulunmuyorlar.
IBRAHIM TOPRAK
Bayatli kooperatifinden Bergama merkeze dogru gelirken atil duran bisiklet yolunu görünce, durdum ve fotografini çektim. Bisiklet kullanmak için çok müsait ve çok güvenli olan bu yolun fotografi asagida görülmektedir. Üstelik bu yolun kullanilabilir hale gelmesi için fazla masraf yapmak ta gerekmiyor. Bu yolun bisikletliler için kullanilabilmesi için neyi bekliyoruz acaba? Yetkililer bu yolu neden tamamlamiyorlar? Diger yandan Bayatli Kooperatifinde oturanlar neden bu yolu kullanmak için talepte bulunmuyorlar.
IBRAHIM TOPRAK