Son 1 hafta içinde basinimizda yer alan üç ayri habere dikkat çekmek
istiyorum. Bu üç haberin birbirine çok benzedigi göze çarpiyor.
Haberlerin birbirinden tek farki var, oda olaylarin geçtigi yerlerin
farkli olmasidir. Biri Bafa gölünde, digeri Adapazari'nda Sakarya
nehrinde yasaniyor, üçüncüsü de Erzurum'da Karasu nehrinde geçiyor.
Her üçü de ayri birer çevre faciasini anlatiyor.
Bafa gölünde çevre kirliligi yüzünden baliklarin toplu olarak ölümü
ile ilgili haberler, geçtigimiz hafta içinde gazetelerde birkaç defa
yer almistir. Bafa gölünde oksijensiz kalarak karaya vuran
baliklarin fotografi görülüyor ve haberde agizlarini ve
solungaçlarini açarak baliklarin çirpinarak öldüklerini yaziyor.
Bir diger haberde Adapazari'nda seker fabrikasinin çikardigi
kimyasal artiklar yüzünden Sakarya nehrinde baliklarin oksijensizlik
nedeni ile öldügü belirtiliyor. Nehrin kiyisinda can çekisen
baliklarin toplanarak imha edildigi belirtiliyor ve kiyiya vuran
baliklar fotografta görülüyor.
Arkasindan Erzurum'da, Firat'in en büyük kollarindan biri olan
Karasu nehrinde toplu balik ölümlerinin yasanmasi ile bir haber daha
okuyoruz. Balik ölümlerine İlica Seker Fabrikasindan dökülen kirli
sularin yol açtigi öne sürülmektedir. Karasu nehrinin kiyisinin ölü
baliklarla doldugu belirtiliyor ve yine kiyiya vuran baliklarin
fotograflari görülüyor.
Çevreyi kirletme konusunda ne kadar istikrarli oldugumuz görülüyor.
Yani Türkiye'nin üç ayri kösesinde de çevreyi kirletme konusunda
tutarlilik göstermisiz. Böyle konularda memleketimizde çifte
standartlara yer vermiyoruz.
Baska bir haberde Yeni Türk Ceza Kanunu'nun çevre suçlarini
düzenleyen maddelerinin iki yil ertelemenin ardindan yürürlüge
girdiginden bahsediliyor. Yürürlüge giren bu kanun tedbirsizlik
sonucu zararli atiklarin topraga, suya veya havaya verilmesi neden
olan kisiler hakkinda para ve hapis cezalarini düzenlemektedir.
Bundan iki yil önce çikan bu kanunun "3500'den fazla belediye
baskaninin hapse girmesine yol açacagi" gerekçesi ile iki yil
ertelenmis bunuyor.
Düsünüp tasinmislar, çevre suçu isleyenlerin çok fazla oldugunu
görmüsler ve hapishanelerde bunlardan diger suçlulara yer
kalmayacagi sonucuna varmislar. Böylece bu kanunu iki yil süre ile
ertelemisler. Bu süre de bu günler de doldugundan kanun yürürlüge
girmis bulunuyor. Bundan sonra sakin zararli atiklarinizla çevreyi
kirletmeyin.
IBRAHIM TOPRAK